Üyelik Girişi
MENÜ BAŞLIKLARI
Site Haritası
Hava Durumu
Anlık
Yarın
6° 6°

Hakkımızda

BİR AĞAÇ VE DALLARI

         Bir çok meslektaşımıza bu mesleğe girmeden önce Subay nedir,Assubay nedir biliyor musunuz?diye sorsak eminim ki cevap olarak büyük oranda ‘’bilmiyordum’’ çıkar.Bu eksiklik değil,kabahat de değil hele,hele cehalet hiç değil.Çünkü her sivilin,özellikle erkeklerin  askere gitmeden önce TSK de bildiği rütbe ve üniforma hep Subay rütbeleri olmuştur.Kızlar bile ‘’beni ne doktorlar,ne mühendisler,ne subaylar istedi de gitmedim’’derken Assubayları da bu Subaylar kısmına dahil etmişler midir bilemem!Ama bilinen ve etrafımızdaki bir çok kişiye adeta ezberletilmiş fikir olan:Askerin ölüsü de para dirisi de,Kısa yoldan iş sahibi olmak özellikleriyle bazıları için ideal damat,bazıları için bulunmaz koca’’klasmanına girdiğimiz olmuştur.

        İşte bizim de bir çoğumuzun çocuk yaşlarda gittiği Hazırlama Okullarında kimimizin ise delikanlılığın ilk çağlarını tükettiği Sınıf okullarında bir ideali yakalamaktan ziyade hep kafamıza işlenen’’Kısa yoldan mesleğe atılma’’algısı oldu.Yoksa Askeri Lise/Harp Okullarına girenler gibi PAŞA olma hayalimiz hiç olmadı.Assubay nedir?Ne yapar?Hakları nelerdir?Yetkileri nereye kadardır?Bunları ancak yaşadığımızda öğrendik.Kimi  zaman bir namlunun ucunda,tankın içinde,kocaman bir depo da malzemelerin arasında,bir gemide dalgalardan etkilenip midemizi boşaltırken,uzun seferde yatmak için diğerinin yattığı yatağı sabırsızlıkla boşaltmasını beklerken,havalanacak uçağın son kontrollerini yaparken duyulan sorumluluğun ağırlığı,ya da radarda takibi,küçücük bir köyde adalet arayanların sığındığı karakol,suçlunun amansız takibi için çekilen zorluklar bize kim olduğumuzu hakkımızı,hukukumuzu-ya da hukuksuzluğumuzu,sorumluluğumuzu yavaş ,yavaş ama bazen eze,eze öğretti.O zaman isyanlarımız,kaygılarımız,sevinçlerimiz,duygularımız harmanlandı tek bir bütün haline geldi.Ama değişmeyen bir şey vardı:Bizim ideallerimiz hep sınırlı kaldı;kimimiz rütbe ve statü atladık ama en nihai hedefimiz hep emeklilik hesapları üzerine oldu.Dereceler,kademeler,OYAK’a şu kadar mı bıraksam,şuraya mı yerleşsem,acaba aldığım ya da alacağım ev beni ne kadar mutlu edecek?Ya çocuklar?Okulu bitirsin öyle mi emekli olayım yoksa onların durumuna göre mi bundan sonra ki hayatı için nasıl  plan yapayım?Emeklilik yaklaştıkça duyulan biraz da korku,yeni yaşam,sivil hayata uyum sağlama konusunda kaygılar,acaba bir yerde çalışsam mı?Çalışmazsam boşluğa düşer miyim?Ya aldığım emekli maşı yeter mi?Yok..Yok...Abartmıyoruz!Bunları yaşamamış bir tek meslektaşımız varsa-ki yoktur ya çok güzel plan yapıp kendini hazırlamıştır ya da hayat hep onun istediği mecrada akmıştır. Kafesinin kapağı açılmış saka kuşu misali!Gitsem mi zor kalsam mı zor..Ama sonuç ne kadar geciktirseniz de aynı olmaktan öteye geçmiyor.Çünkü zaman kurulmuş ve geri gitmiyor.. 

      Eh..Sonuçta bazı şeyleri başarmış olmakla birlikte yorgun savaşçı misali kalan enerjimizin son demlerini de aynı mesleği paylaştığımız insanlara ayırmak gibi bazılarına göre saçma ama bizim için çok da insani bir sosyal olguya ayırmak,teknolojinin bu işler için bize sunduğu nimetlerden yararlanmak aklımıza geldi!Kara,Deniz,Hava Kuvvetleri ve Jandarma Genel Komutanlığı mensupları ve aileleri olarak buluşalım,kaynaşalım istedik.Çok şey mi istedik onu zaman gösterecek.TSK gibi bir çınarın dalları olarak hepimiz o ağacın birer uzantısıyız.Dallar ayrık olursa gölgesi az ama bir birine yaslanırsa gölgesi çok olur.Bizde hem geçmişi hem de geleceği kendi ölçülerimizde bu sitede paylaşalım istedik.Bir elle çıkan ses parmak şıklatmak kadar etkili olurken iki elle çıkan sesin gücünü duyalım,duyuralım istedik..

     Çok  şey mi istiyoruz?

 

(Sitemizde yazar konumu ile yazı yazan tüm yazarlarımız, paylaşım ve yorum yapan üyelerimiz yasal ve hukuki sorumlulukları üstlenmiş sayılırlar.Hiç bir yazı ve paylaşım sayfadaki diğer yazar, yönetici ve paylaşım ve yorumlayanı sorumlu tutmaz ve tutamaz.Bu kuralları tüm kişiler kabul etmiş sayılır ve tüm içeriği kapsar.)