Üyelik Girişi
MENÜ BAŞLIKLARI
Site Haritası
Hava Durumu
NEFES...

EKLEYEN:AFULU

 Bu yazıyı tam yayına hazırlamışken Hüseyin KURT "Aldığımız oksijenin hakkını vermek" başlıklı Köşe yazısını gönderdi.Konu hemen hemen aynı ama bu derleme Hüseyinin sorusuna uzun bir yorum olabilir. Yazının tıbbi bölümünü internetten toparladığım için köşe yazısı olarak yayınlamadım.Gerçekten o meşhur söz zaten her şeyi özetliyor. 

"Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi

olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi."

 

“Beş şey gelmeden önce beş şeyin kıymetini biliniz: Ölmeden önce hayatın kıymetini, hastalıktan önce sıhhatin kıymetini, dünyada ahireti kazanmanın kıymetini, ihtiyarlamadan gençliğin kıymetini, fakirlikten önce zenginliğin kıymetini.”

 Aldığımız nefesin hakkını vermeden önce kıymetini bilelim,onun olmayışının ölüm olduğunu,Azalmasınında ise vucudumuza verdiği zararları bilelim.Bilelimki o nefesi verene hakkını tam verelim. 

NEFES

 

78 liler olarak hepimiz 50 yaşın üzerindeyiz  ortalama günlük 20 bin kez nefes alıyorsak elli yılda  365.000.000 kez nefes almışız  ve hala almaya devam ediyoruz ne kadar  nefes alacağımızı hiç kimse bilemez. En güzel tarafı ücretsiz , alınan bu nefeslere hiçbir ücret ödememişiz .Düşünün ücretsiz olarak aldığımız en değerli şey ama farkında değiliz. Ne zaman ki nefes alamıyoruz işte her şey de olduğu gibi değerini o zaman anlıyoruz.

Hepimiz öleceğiz ama bir deyim vardır “Göz göre göre ölmek” en acısı da budur . Olayın her boyutu taraflarca tartışıldı. Bizim idarecilerimiz her zaman olduğu gibi haklı kanun koyucu onlar olduğu için hiçbir zaman haksız olamazlar sonunda bu işin sorumluluğu birkaç garibana yüklenir, yetkisi olmayan sorumlular cezalandırılır ve görev tamamlanır kısa süre sonrada her şey unutulur .hep böyle olmuştur. Sonuçları  aynı  olan konuya girmek istemiyorum.

İşte yaşamını yitiren 301 maden işçisinin o anlarda tek ihtiyaçları olan bizim günlük yaşantımızda farkında olmadan aldığımız nefes ,ciğerlerimize çektiğimiz  o temiz havaydı. Bizim ve bir zamanlar onlarında  kıymetini bilmeden  soludukları havanın yani top yekün doğanın kıymetini  hiç bilmedik ,bilemeden de geçip gideceğiz.

İnsanların geleceği düşünmeksizin sadece kendi çıkarlarını ön plana aldığı bu yaşam tarzında bize emanet edilen bu dünya yı yakıp yıkmaya ,delmeye ,bozmaya devam ediyoruz. Doğa da kirletmediğimiz ne kaldıki .Kendi sağlığını bile düşünmeden sigara içmeye devam eden bir insandanda  bu konulara duyarlı olmasını beklemek mümkün değil .Uyarıların tümü yazılarda kalmakta veya mecbur bırakılmakta.? Doğanın düzenini bozacağız  bizler ve gelecek nesiller fazlasıyla cezasını çekeceğiz.

İŞTE SİZLERE NEFES LE İLGİLİ BİR KAÇ BİLGİ

Nefes aldığımız sürece varız. Peki nasıl nefes alırız?

Genellikle dinlenme anlarında dakikada 14-16 defa nefes alırız. Bu; saatte 840, günde 20.000 den fazla nefes demek. Hayatımızın sürebilmesi için vücudumuzdaki her hücre oksijene ihtiyaç duyar. Kanımız oksijeni hücrelerimize taşır. Kanımız oksijeni içimize çektiğimiz nefesle akciğerlerimizden alır ve vücudumuzun her bir noktasına ulaştırır.

Nerenizden nefes aldığınıza dikkat ettiniz mi? Bakalım nasıl nefes alıyoruz.

Hazırsanız hemen nefes testlerine başlayalım.

Bir dakika boyunca kaç defa nefes aldığınızı ölçün.

Dinlenir durumda ve rahat pozisyonda olmalısınız.

İdeal nefes dakikada 14-16 iken 20 ve üzeri fazla sayılıyor ve konu ile ilgili önlem alınması gerekiyor.

Bir dakika boyunca nabzınızın  kaç defa attığını ölçün.

Nabız, kalbin 1 dakika içinde kaç kere kasıldığını ölçer. Önce nabzımızı buluyoruz (el bileği, dirsek içi, kasık, şakak, ayak bileği gibi)

Sağlıklı bireylerde nabız dinlenme durumunda dakikada 60-100, ortalama 70 civarında olur.

Akciğer volümünüzü ölçün.

Kolay şişen bir balon bulun. Ağzınızdan ve burnunuzdan alabildiğiniz kadar tek nefes alıp balonu şişirin. Ne kadar şişirebildiyseniz o kadar iyi. Akciğer kapasiteniz şişen balon kadar.

Burnunuzun hangi deliği daha açık?

Aynı anda burnumuzun bir tarafından daha fazla nefes alırız. Ortalama 90 dakikada bir burun deliklerinden biri daha açıktır. Burnun hangi tarafından daha fazla nefes alınıyorsa o tarafın dominant olduğu söylenebilir.

Sağlak insanların burunlarının sağ tarafından daha fazla nefes aldıkları, solakların ise burunlarının sol tarafından nefes aldıkları bilinmektedir.

Tespit etmek için 30 saniye boyunca önce sol burun deliğini kapatıp sadece sağ tarafımızdan nefes alalım. Daha sonra sol tarafta aynısını deneyelim.

Burnun sağ tarafı ağırlıklı solunum yapılıyor ise;

Gözbebeğimiz genişliyor

Tükürük salgımız artıyor

Tansiyonumuz yükseliyor ve broşlarımız açılıyor

Yağ yakımın da hızlanma oluyor

Nefes darlığı – ateş basması – kulaklarda uğultu ve baş dönmesi olasılığı mümkün.

Burnumuzun sadece sağ tarafından nefes almanın diabete yol açtığı düşünülmektedir.

 Burnun sol tarafı ağırlıklı solunum yapılıyor ise;

Dinlenme, sindirim, adrenal, yağ asidi salgılama miktarı artıyor.

Kan damarları, dolaşım, karaciğer, ve boşaltım sistemleri rahatlar.

Sağlıklı solunum yapılmazsa:

Ciğerlerin sadece üst kısmı havayla dolar

Sindirim ve boşaltım sorunları olur

Kronik yorgunluk baş gösterir

Bağışıklık sistemi zayıflar

Cinsel isteksizlik oluşur

Depresyon eğilimi olabilir

Uyku sorunları oluşabilir

Çabuk nefes nefese kalınabilir.

Yetersiz oksijen nedeniyle şişmanlık  baş gösterebilir

Lenf, salgı sistemleri bozulabilir

Ve son olarak ömrümüz boyunca ortalama olarak 7 milyar kez kalbimiz çarpar.

Bir farenin kalbi dakikada ortalama 590,

Köpeğin 95

İnsanın 70

Filin ise 30 defa çarpar.

Aldığımız her nefes önemli, nefesinizin kıymetini bilin. Hele benim gibi uyku abnesi olanlar ve koah,amfizem hastaları bir tek nefes'in kıymetini çok daha iyi bilirler. 

  
1133 kez okundu

Yorumlar

çalışmak      07/07/2014 12:15

bana göre işleyen demir ışıldar tezinden yola çıkarak yarın ölecekmiş gibi öbür düyaya hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünyaya çalışmak lazım tabbi cevatın söylediği gibi dünyamızı karatmak isteyenlele mücadeleyi unutmamak lazım teşekkürler fazıl
Hüseyin KURT

KYOTO PROTOKOLÜ     06/07/2014 17:18

Ben bu nefes yazına son noktayı şöyle koymak istiyorum. Mehet MERCAN, Mehmet KATAR Fikret YILDIZ ın ivedilikle KYOTO protokolünü imzalamlarını bekliyorum ...
Cevat KILINÇDEMİR

NEFES BEDAVA DEĞİL BEDELİ VAR ÖDÜYORUZ     06/07/2014 17:21

Bu dünyaya gelme şanısını yakaldık doğduktan sonra gördükki bize verilen görev dünyaya yararlı olmak için değil dünyayı el birliği ile yok etmek için çalışan sisteme dahil olduk hep beraber bu dünyayı mahvetmek için var gücümüzle kendimizi dünyamızı bitirmek için çalışıyoruz gelecek nesillere daha az bir dünya bırakmak için var gücümüzle çalışıyoruz . Vijdanım böyle söylüyor. Anladığım aldığımız her nefesin değil hakkını vermek aldığımız nefese ihanet ediyoruz...
Cevat KILINÇDEMİR