Üyelik Girişi
MENÜ BAŞLIKLARI
Site Haritası
Hava Durumu
Ali fazıl ULU
alifazilulu@hotmail.com
ESKİ KÖYLER, YENİ MAHALLELER..
08/10/2015
Çoğunluğumuz köyde doğup büyümüş olduğumuzdan köy yaşamını hemen hemen hepimiz biliriz. Yazıyı okuduğunuzda köyde doğup büyüyenler "bunlarda neki ben yazsam yaşadıklarım kitap olur" diyenler çok olacak, anıları tazelenecek, çocukluklarına dönüş yapacaklar ama tespitlerime de herhalde yorum yapma gereği duyacaklardır. Benim doğup, büyüdüğüm yer bir şehir merkeziydi ama hemen hemen her yaz tatilini köyde yaşayan dayımın yanında geçirdiğimden elektriğin, yolun, suyun olmadığı zamanlardaki köy yaşantısının detaylarını bilir(tırpan sallamak, tırmık çekmek, bel yapmak gibi) ve köyde yaşamaktan büyük zevk alırdım. Rahmetli dayım köyden şehre pazarın kurulduğu her çarşamba günü at arabasıyla gelir kendi ürettiği mevsimsel süt, yoğurt, yumurta , meyve ve sebzeleri satar dönüşte kendi üretemediği bir haftalık zaruri ihtiyacı çay, şeker ve aydınlatma için gazyağı alırdı. Şehirden alınan iki somun ekmek onlar için büyük bir değişiklikti , giyecek alımı ancak bayramdan bayrama yapılırdı. Hemen hemen tüm ihtiyaçlarını kendileri üretirlerdi çoraptan ziraat aletlerine kadar hepsi el emeği idi. Şehre yakın (8 km) olduğundan köyde bakkal bile yoktu. Bir kaç komşu kadın bir araya toplanır sırayla birbirlerine yardımla 10 -15 gün yiyebilecekleri kadar ekmeklerini yapar, bizde hemen köyün içinden topladığımız ebegümecinden otlu ekmek yaptırır, zevkle yerdik. Köy yaşamında her şey doğaldı testiden içtiğimiz sudan, yediğimiz ekmeğinden, yoğurda kadar hepsinde o zamanlar kelime dağarcığımızda olmayan organik lik vardı. İpe asılmış üzüm salkımları, kurutulmuş sebze ve meyveler bez üzerinde kurutulmuş pestil in tadına doyum olmaz dı . Bakır kazanlarda odun ateşinde kaynatılan salçalar, pekmezler, tarhanalar elde kesilen makarnalar hep kış için hazırlanan ürünlerdi. Salatalıklar, domatesler yamuk yumuk yoğurtlar ekşi hele tavuklar ateşte üç saatten önce pişmezdi ama tavuk yemek te her zaman mümkün değildi. Çok özel bir misafir gelirse en büyük ikramdı .Köy odalarındaki muhabbetlere hele köy düğünlerindeki oyunlara, güreşlere doyum olmazdı. Ahşap kerpiç evlerde, harmanlar da akşama kadar tozun, toprağın, samanın içinde oynar büyüklerin kızmalarına rağmen derede yıkanır, elimizle taşların arasından balık yakalamaya çalışırdık. Bahçelere kavun, karpuz ekilir kimseler yemesin diye ahşap kulübelerde bostan beklerdik. Daha olgunlaşmadan bahçedeki kavunun yarısını biz yerdik, mısır koçanlarına ufak sopalar takıp kor ateşte pişirir, büyük kabak yaprağının sapını boru gibi kullanıp üfleyip ateşi güçlendirirdik. Köy yaşamı devlet memurluğu gibi mesai saatleri olmamasına rağmen her işin mutlak yapılması gereken saatleri vardı sabah ineklerin sağılması, hayvanları su içirmeye götürülmesi o arada ahırın temizliğinin yapılması tavukların yemi, köpeğin yalı hepsi hava aydınlandığında güneş doğmadan yapılması gerekenlerdi her bireyin görevi ayrı ayrıydı tabi ben bunları ara sıra görürdüm misafir kabul edildiğimden benim uyumama müsaade edilirdi diğer çocuklar benim kadar şanslı değildi o zamanlar öyle sanırdım ama erken uyandırılmak o alışkanlığı kazandırılmak daha büyük şansmış. Herkes tarlaya ,bahçeye gider evde yemek yapımı için bir kişi bırakılır yapılan yemek çocuklar tarafından çalışanlara götürülürdü. Köyde yaşamım benim için her saniyesi çocukluğun verdiği sorumsuzlukla da oyun, zevk ve eğlenceden ibaretti . Yıllarca şehirlerde görev yaptıktan hele birde emekli olup istanbul'a yerleştikten sonra yıllarca köyde yaşama özlemini giderek yükselmeye başladı. Büyük şehrin gürültüsünden, trafiğinden ve doğal olmayan gıdalardan kurtulmak için muğla Gökova ya bağlı Ataköy den bir ev kiraladım. Beklentim , hayellerim çocukluğumda yaşadığım köy ortamıydı.
köydeki yeni yaşam şekli; Ekmek bakkaldan, su bakkaldan ,tereyağı bakkaldan, peynir bakkaldan sebze meyve manavdan yoğurt bile bakkaldan alınır, düğünlerde orkestra eşliğinde dans edilir olmuş çocuklar, bayanlar dahil herkesin altında birer motosiklet, toruna bir eşek gösterebilmek için köyü iki tur atmak zorunda kaldım köyde hayvan yok. okuyan gençler köy dışında , okuyamayanlar büyük şehirlerde çeşitli işlerde kalan çoğunluk yaşlı .eskiden yamaçta olan taş köy binaları yerine tarım arazilerine yapılmış betonarme binalar , azalan boş tarım arazileri internet sayesinde satışa çıkmış her yıl parsel parsel satılan imara açılmış tarlalar. Bir zamanlar faturanın bilinmediği köyde her ay ödenmesi gereken elektrik, su, telefon, cep telefonu, internet faturaları, mutfak tüpü harcamaları var ama hayvancılık yok, Az olan hayvanlarda normal doğum yok (dam içinde önlerinde yem ve su, yürüme yok) hayvan olmayınca doğal gübre yok, dam yok , ziraat yok ,köy odası yok, temiz dere yok, yatağan termik santralinden dolayı ; temiz hava yok, her yağmur yağdığında asmalar yıkanmazsa üzüm yok, meyve ,sebze kurutma yok, ilaç atılmazsa meyve-sebze yok, mevsim değişikliğinden ( don olayı) limon yok, avakado yok, ormanlar katledildiğinden av hayvanı yok ama azda olsa ekili alanları talan eden domuz çok, suni gübre çok, hormon çok, ilaçlama çok, betonlaşma çok, orman yangını çok, beyaz eşya -uydu anteni çok , muhabbet yok.
Zaten adı da kanunla köy olmaktan çıkmış köy yok şehre bağlı mahalle çok yazacak çok şey var ama çare yok. Eski özlem duyduğum o köy yaşantı olmasa da yine de büyük şehirlere göre yaşanacak çok şeyler var.


1442 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

o günler anılarda kaldı     22/10/2015 17:54

sevgili kardeşim çok güzel bir yazıyla anılarımızı tazelememize yardımcı olmuşsun yorum yapan arkadaşlarım gibi bende görüşlerine düşüncelerine katılıyorum ama adaşım ETÇİNİN yazdığı hayatın bu günün gerçekleri ortadayken bizim anıların bir önemi kalmıyor gibi geliyor bana bizim zamanımızdaki doğallık tabilik maalesef yerini teknolojiye bıraktı insanlarda bu düzene ayak uyduruyor biz haliyle eskiyi doğalı yaşadığımız için şimdi zor geliyor hepinize sevgilerimi saygılarımı sunuyorum
mehmet küçükakdağ

YOK BİRBİRİMİZDEN FARKIMIZ      10/10/2015 19:12

Yazılarını iki üç kez okudum yazıların içinde ahır temizlenirken hayvanlara su verirken bostan bağ beklerken hep kendimi buldum o satırlarda yiyeceklerde dağda derede kendimi hatırladım. Hepimiz değil de büyük çoğunluğumuz benzeri koşullarda yetiştik hepimizde bu özlem var. Ben sık sık kasabama gidince senin aradıklarını arıyorum tavuklarımız danalarımızı kapıları kilitli ahırlarımız samanlıklarımızı kuzuluklarımıza dışardan özlemle bakarak geçiyorum yalnız kaldığımda annemi baba mıda anarak hep ağlayarak yadediyorum geçmişte yaşadıklarımı komşuluklarımı paylaştıklarımı özlemle hasretle arıyorum dünyamı doğa yı doğallığımı bağlarımızda tarlalarımızda anılarımın ayak izlerini göz yaşlarımla anıyorum. İçtenlikle yazdığı yazı için çok teşekkür ederim.AFULU kardeşim..
Cevat KILINÇDEMİR

     10/10/2015 01:43

Doğru söze ne denir. Aynen katılıyorum. Ama sessizlik sakinlik eksoz dumanlarından uzaklaşmak ve doğaya yakın olmak için hala cazibesini koruyor köylerimiz.
Necati KARATÜRK

Bizim köyde,     09/10/2015 19:54

Fazıl bizim Bakırköy de yoğurdu,ekmeği,yumurtayı,kısacası her şeyi bakkaldan alırdık sonra marketler çıktı onlar da yok oldu.Eşekler vardı bir onlar eksilmedi hala var ama mutasyona uğradılar artık Kıbrıs eşeği gibi oldular.Kısacası bizim köyde bozuldu.Ya biraderim bırak köyü gel Tuzla'na.En azından organik pazarın var gider alırsın.Eşek zaten her yerde var sizin köyde de mutlaka vardır ama sen iyi baktığın için onları görmemişsin.
Mehmet ETCİ

     09/10/2015 18:38

Devrem eski ve yeni köy hayatını ne kadar güzel anlatmışsın. Korkarım bundan sonra anlatacak köy yaşantısıda kalmayacak.. Bu anlattıkların bir masal gibi hatırlanacak. Eline ve klavyene sağlık.
Adnan KİL

cocukluğumuzdaki yaşıntımıza dönmek imkansız      08/10/2015 22:37

Devrem aynı özlemleri bende duyuyorum,eskiyi yaşamak istiyorum bende eşimle fazlılara sorarız bizde orlarda yaşarız diyorduk .yorumundan sonra eskilerin gelmiyeceğini bir kez daha anladık,yorumun için sana teşekkür ediyorum saygılarımı iletiyorum.
mustafa maden

Eski köyler yeni mahalleler     08/10/2015 22:36

Fazıl çok güzel yazmışsın ellerine sağlık. Benim yaşadığım Bekilli de aynı zamanda aynı şeyleri yaşamışız ama ben 365 gün yaşadım. Elinden geldiğince bulduğunla yetineceksin başka çare yok. Hala insanı mutlu eden o saf doğal tadlar var köylerimizde. Tekrar teşekkürler sağlıkla huzurla hoşça kal.
Mehmet Kırlı

yetişme tarzı     08/10/2015 19:16

evet devrem bizler aynı jenerasyonun çocuklarıyız şimdikiler farklı jenerasyona tabii bizlerin yetişme tarzı ile onların veya bizlerden sonrakilerin yetişme tarzları farkl şimdikiler çocukluğunu yaşamıyorlar yaşatmıyoruz ellerinde birer telefon AKILLISINDAN odalarında birer bilgisayar okullarında birer tablet bütün dünyaları onlar çocuklar sıcak soğuk çamur toz görmüyorlar bir faunusun içinde büyüyorlar büyütüyoruz tabii köy yaşantısını istemez bilmiyorlar ki köyler şehirleri geçti köyüme gidiyorum eşşek sesi kurbağa sesi yok ayaklarımız çamura toza dokunmuyor ilaçlamalardan organik dediğimiz meyvelerden yiyemiyoruz allah sonumuzu hayretsin teşekkürler fazılı
Hüseyin KURT

     08/10/2015 19:10

Fazil, sık dişini her hafta sayısal ve süper loto oynuyorum. Çıkarsa o özlediğin köy yaşamının doğallığını modern(elektrik,su,daha modern ev.tv anteni Olacak) şekilde dizayn edeceğim,Hayvanlar,olacak sütünü sağacaksın,yumurtanı organik yiyeceksin,peynirini yoğurdunu kendin yapacaksın,sebzeni ve meyveni kendin organik olarak yetiştireceksin, Muhabbetin olacak,Eşşek ve at olurmu onu bilemiyorum,ama Fırın olacak eski ocaklar olacak,ama dişini ben sayısal ve süper lotoyu tutturuncaya kadar sıkacaksın,Aksi halde gök ovadaki bahçenle idare edeceksin,Duygu yüklü özlemlerine katılıyorum,dileğim isteklerine tez zamanda kavuşursun,selamlar,kendinize iyi bakın .görüşmek dileğiyle.
fikret yıldız

     08/10/2015 17:41

Fazılcığım kalemine sağlık çok güzel anlatmışsın. çok teşekkürler.
mustafa ustaoğlu

Yazarın diğer yazıları

78 lilere MARUZATIM var.. - 19/07/2020
Maruzat.
SUÇLU SPLİTTER DEĞİLMİŞ - 05/08/2016
F
CAN YOLDAŞLARIM...MI ACABA ???? - 08/06/2016
TE
BU ARABA NİYE ÇALIŞMAZ ? - 01/09/2014
R
HAYVANAT BAHÇELERİNE GİTMEYİN.... - 14/04/2014
H
YARIN BAYRAM OLSUN MU? - 26/02/2014
TE
EYVAH CÜZDANIM ÇALINDI. - 05/01/2014
EYVAH CÜZDANIM ÇALINDI.
SPOR AYAKKABIM - 07/06/2013
TE
ESKİLER STAR SANIRDI - 29/10/2012
ES
 Devamı